14 Aralık 2011 Çarşamba

BALIK





BALIK


Her ne kadar,

Değilse de Halil İbrahim sofrası,

Pırıl pırıl çatal ve bıçağın,

İnce belli buğulu narin bardakta,

Aklana aklana demlenenen aslan sütünün,

“Görüşmecinin gönderdiği yeşil soğanın",

Asık surat limonun,

Ketum bal kabağının,

Kıvır kıvır kıvırcık zūmrūt marulun,
Sipsivri acı biberin kıyıcığına,

Derin neşe-i muhabbeti buyur etti,

Cam gözlü pul pul balık!

“Pınar başından bulanır,

İner ovayı dolanır…”

Buyur etse de neşe,

Zoraki değil, “Canım oyy...”

Aşksız milim kıpırdamayor dünya.

Kılçık kılçık geldi derin muhabbet,

Dünya ha durdu, ha duracak.

 

Amsterdam, 12 Aralık 2010

 

BİR SİGARANIZ VAR MI?

BİR SİGARANIZ VAR MI? İstanbul’un bitmek bilmeyen keşmekeşinde, direksiyon başında eriyip giden yirmi yıl… Dile kolay, tam bir hafta önce ...