Arjantinli şarkıcı ve halk ozanı Mercedes Sosa’nın müzik dünyamdaki yeri her zaman ayrıcalıklı olmuştur. “Gracias a la Vida”yı -“Hayat, Sana Teşekkür Ederim” şarkısını ve diğerlerini bugüne kadar abartısız yüzlerce kez dinledim. Her dinleyişimde şarkı, içimde başka bir yere dokundu; bana her defasında bambaşka bir haz verdi. 2009 yılında hayata veda eden bu büyük şarkıcıyı tanımış, sesine yetişmiş olduğum için ben de hayata yüzlerce kez teşekkür ettim. Ömrüm yettiğince de teşekkür etmeyi sürdüreceğim.
Mercedes Sosa, “Latin Amerika’nın Annesi” ve “Sessizlerin Sesi” olarak bilinirdi. Ben Latin Amerikalı değildim; Allah’ın bir Kürdü’ydüm. Yine de onu biraz annem gibi görürdüm. Gür ve derin sesiyle çok uzaklardan, kimselere sezdirmeden beni yanına çağırıyor gibime gelirdi. Ve ben havalara girerdim. Sesi, insanın içindeki iyi ve yaralı ne varsa ona ulaşırdı. Onu dinlerken, kontralto sesinin beni içimde saklı kalmış güzel bir yanımdan dolayı ödüllendirdiğini hissederdim.
Latin Amerika’da Mercedes Sosa gibi güçlü kontralto sesleriyle müzik dünyasında iz bırakmış pek çok sanatçı var. Grammy ödüllü Meksikalı sanatçılar Lila Downs ve Tania Libertad da tıpkı Mercedes Sosa gibi İspanyolca konuşulan coğrafyanın annelerindendir.
Bugün yine Mercedes Sosa’yı dinledim. Dinlediğim şarkının adı “Alfonsina y el Mar”dı: “Alfonsina ve Deniz.”
Şarkı, Latin Amerika edebiyatının öncü kadınlarından şair Alfonsina Storni’nin ölümünü anlatıyordu. Eserin bestesi Arjantinli besteci Ariel Ramírez’e, sözleri ise Félix Luna’ya aitti.
Alfonsina da tıpkı bizdeki Nilgün Marmara, Amerikalı şair ve yazar Sylvia Plath, İsveçli şair ve romancı Karin Boye ve Pulitzer ödüllü şair Sara Teasdale gibi hayatın yükü altında yorulan ve sonunda kendi yaşamına son veren kadınlardandı.
25 Ekim 1938’de Mar del Plata kıyılarına gelen Alfonsina Storni, denize doğru yürüdü. Dalgaların arasına karıştı ve bir daha geri dönmedi.
Ardında şiirlerini, hikâyesini ve denize uzanan o son yürüyüşü bıraktı.
Sizin de çok seveceğinizden emin olduğum şarkının sözlerinin yaklaşık karşılığı şöyle:
“ALFONSİNA VE DENİZ (Alfonsina y de Mar)
Denizin sular altında bıraktığı
O yumuşak kumların üzerinde,
Geri dönüşü yok artık
Onun o küçük ayak izlerinin.
Yalnızca tek bir patika,
Hüzün ve sessizlikle örülmüş,
Ulaştı derin sulara kadar.
Yalnızca tek bir yol,
Sessiz acılarla bezeli,
Ulaştı denizin köpüklerine kadar.
Tanrı bilir hangi korku
Eşlik etti sana,
Hangi eski acılar
Sesini soluğunu kesti.
Seni dinlendirmek için,
Uykulara daldırdı
Deniz kabuklarının şarkısı;
O şarkı ki söylenir
Denizin karanlık derinliklerinde
Bir deniz kabuğu tarafından.
Gidiyorsun Alfonsina,
Yalnızlığınla birlikte.
Hangi yeni dizelerin
Peşindeydin ararken?
Rüzgardan ve tuzdan
Kadim bir ses
Ruhuna kur yapıyor
Ve alıp götürüyor onu.
Ve böylece gidiyorsun sonsuzluğa
Bir rüyanın içindeymiş gibi,
Uyuyarak, Alfonsina,
Üzerinde denizden bir giysiyle.
Beş küçük deniz kızı
Alıp götürecek seni
Deniz yosunundan ve mercandan
Yolların arasından.
Ve deniz atları,
Fosforlu ışıklarıyla,
Bir halka oluşturup dönecek etrafında.
Ve suyun altındaki canlılar
Çok yakında
Oynayacaklar senin yanı başında.
Lambanın ışığını
Benim için biraz daha kıs.
Umarım huzur içinde uyursun,
Ey dadı, barış içinde.
Ve eğer o ararsa,
Burada olduğumu söyleme ona.
De ki "Alfonsina geri dönmeyecek".
Ve eğer seni ararsa,
Burada olduğumu asla söyleme ona,
De ki ben çekip gittim.
Gidiyorsun Alfonsina,
Yalnızlığınla birlikte.
Hangi yeni dizelerin
Peşindeydin ararken?
Rüzgardan ve tuzdan
Kadim bir ses
Ruhuna kur yapıyor
Ve alıp götürüyor onu.
Ve böylece gidiyorsun sonsuzluğa
Bir rüyanın içindeymiş gibi,
Uyuyarak, Alfonsina,
Üzerinde denizden bir giysiyle.”
Vaktiniz olursa “Alfonsina y el Mar”ı Mercedes Sosa’dan ya da Lila Downs’dan dinlemenizi öneririm.
Söz, farkına varmadan uzadı; yazı da uzun soluklu bir yolculuğa dönüştü. Öyleyse affınıza sığınarak son sözü, denize doğru yürüyüp dalgaların arasında kaybolan şairimiz Alfonsina Storni’ye bırakalım.
Onun bir şiiriyle yazıya noktayı koyuyor; hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
“URGE (Acilen İhtiyacım var)
Ağrım ve acımla,
Kederler saçarak dolaşıyorum ortalıkta.
Bana ait sevgi dolu tek bir söz yok,
Herkes beni hor görüp nefretle bakıyor.
Kalbim...
Acı çekmekten yoruldu, çok yoruldu,
Onun şöyle dediğini çok defa duydum:
Beni acıyla dolduran şu sözleri:
İhtiyacım var, ihtiyacım var...
Kollarının altında beni uyutup sarmalayacak birine,
Zaferlerimi ve yenilgilerimi anlatabileceğim birine,
Beni teselli edecek ve acılarımı dindirecek birine.
İhtiyacım var, ihtiyacım var...
Beni sevecek bir insana,
Bütün bu acıları unutturacak birine,
Ve ruhuma barış getirecek bir güne.”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder